Gönderen: glrkocak | Ocak 4, 2010

Dev Petrol Arama Platformu İstanbul Boğazı’nda.

Bakan  Yıldız, ”Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a, Karadeniz ve Akdeniz’in de içinde bulunduğu bütün alanlarda yurt içi ve dışı operasyonlarla petrol ve doğal gaza ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Bu çabalarımız artan dozda devam edecek” dedi.
Bu platformun Norveç’ten yola çıktığını ve dünyanın en büyük ikinci platformu olduğunu vurgulayan Yıldız, bunun, Enerji Bakanlığı’nın yürüttüğü önemli projelerden biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin hem petrol hem doğal gazda önemli bir ithal ülkesi olduğunu belirten Yıldız, ithalatı önlemenin yolunun tüketimi tamamen düşürmekten değil, üretimi yerli yapabilmekten geçtiğini ifade etti. 2006 yılında başlayan bu projenin hem iki hem de üç boyutlu sismik araştırmalarının tamamlandığını bildiren Yıldız, şimdi sıranın sondaja geldiğini kaydetti.
Türkiye’de başlıca yerli kaynak araştırmalarına yönelik, petrol ve doğal gazla alakalı son 7 yılda çok ciddi bir hamle yapıldığını belirten Yıldız, bu sondaj çalışmasının bu hamlelerin en büyük parçalarından biri olacağını vurguladı.

Gönderen: glrkocak | Ocak 4, 2010

Doğalgaza Ocak’ta Zam Yok!!

Ocak ayında doğalgaza zam yapılmayacağını açıklayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, “Şubat’ta duruma göre karar verilir” dedi.

Doğalgaz Abonelerine Kolaylık

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, doğalgaz abonelerine sayaç fiyatını 70 dolar indirdi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), doğalgaz abonelerine sayaç ve fiyat kolaylığı getirdi.

Son aylarda doğalgaz abonelerinin sayaç değişimi konusundaki taleplerini dikkate alan Kurum, tüketicilerin sayaç seçebilmelerine ve abone bağlantı bedelindeki kur riskini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme yaptı

Kurum, kartlı sayaçlardaki yeni abone bağlantı bedelini de 70 dolar ucuzlattı. Daha önce yeni abone olacaklardan mekanik sayaç için 180, ön ödemeli (kartlı) sayaç için 250 dolar bedel alınıyordu.

Yeni düzenleme ile her iki sayaç türü için de abone bağlantı bedeli 180 dolar olarak belirlendi.

Müşterinin istemesi durumunda dağıtım şirketi tarafından mevcut mekanik sayaç, ön ödemeli sayaç ile değiştirilebilecek.

 BTC’ DEN YILDA

1 MİLYON VARİL PETROL

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ham petrol boru hattını devreye aldık. Günde 1 Milyon varil Azeri petrolü ülkemiz üzerinden uluslar arası pazarlara taşınıyor.

 

 

 

 

ŞAHDENİZ PROJESİ’Nİ

HAYATA GEÇİRDİK

Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı (Şahdeniz) Projesi bizim dönemimizde devreye girdi. Projeyle Azerbaycan’dan gaz alımına başladık.

 

 

     

BİR BÜYÜK PROJE DAHA:

NABUCCO

Ülkemizde ve Avrupa’nın gaz ihtiyacını gidermeye yönelik Nabucco Projesi’nde çalışıyoruz.

Projeyle Ortadoğu ve Hazar Bölgesi doğalgazı ülkemiz üzerinden Avrupa’ya taşınacak.

 

 

 

SAMSUN- CEYHAN HATTININ

İNŞAATI BAŞLIYOR

Türkiye’yi dünyanın enerji koridoru yapma yolunda dev adımlardan birini de Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesiyle attık. Temeli atılan proje ile Karadeniz petrolleri Akdeniz’e ulaştırılacak.

 

CEYHAN ENERJİ MERKEZİ’NE

DOĞRU

Ceyhan Enerji Merkezi projemiz çerçevesinde 2020 hedefimiz dünya doğalgaz arzının yüzde 3-4 ünün ve petrol arzının da yüzde 5-6 sının Ceyhan Enerji Merkezi’nden sağlanmasıdır.

 

TÜRKİYE-YUNANİSTAN

DOĞALGAZ BORU HATTI

Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı’nı devreye aldık ve Yunanistan’a doğalgaz ihracına başladık.

 

 

 

 KOMŞULARIMIZLA ELEKTRİK ALIŞVERİŞİNİ

GÜÇLENDİRDİK

İran ve Gürcistan-Rusya elektrik enerjisi bağlantılarını güçlendiriyoruz. Gürcistan, Suriye ve Yunanistan’ a elektrik ihracına başladık.

 

 

 

NÜKLEER ENERJİ DÖNEMİ

BAŞLIYOR

Arz güvenliğinde kaynak çeşitliliğini sağlamak ve teknolojik eşiği yakalamak için nükleer enerji dönemini başlatıyoruz. Mersin Akkuyu’da nükleer güç santrali kurup işletecek şirketin belirlenmesi için yarışma düzenledik.

 

 

 

 

 KÖMÜR SAHALARINI

ÖZEL SEKTÖRE AÇTIK

ELEKTRİK ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI

ARTIRDIK

Kamunun elindeki kömür sahalarını rödovansla özel sektör işletmeciliğine açtık. Böylece 10 milyar kilowat-saatin üzerinde yerli kaynağımıza bağlı ilave elektrik üretimi, 10 bin kişiden fazla istifham olanağı sağlanacak.

 

 

TAŞ KÖMÜRÜ SAHALARINI

ÖZEL SEKTÖRE AÇTIK

ÜRETİMİ 10 KAT ARTIRDIK

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun 25 kömür sahasını özel sektöre açtık. Böylece bu sahalardaki yıllık taş kömürü üretimini 10 kattan fazla artırarak 1 milyon tona çıkardık.

 

 

 

 

 

 

 

 

AFŞİN-ELBİSTAN C VE D KÖMÜR SAHALARINI

ÖZEL SEKTÖRE AÇIYORUZ

 

Afşin-Elbistan C ve D kömür sahalarını üretim amaçlı özel sektöre açtık. Yatırım tutarı yaklaşık 5 milyar dolar ve her birinin kurulu güzü en az 1.200 megawat olan Afşin C ve Afşin D ihalelerine çıktık. Afşin-Elbistan havzası projelerimizle yatırım aşamasında olan yaklaşık 15bin, işletme döneminde de 4bin 500 kişi civarında doğrudan istihdam sağlanacak. Projenin tamamlanması ile kurulu gücü minimum 2400 megawat olan 2 termik santral ülkemize kazandırılmış olacak.

 

 

 

AFŞİN B ve ÇAN

TERMİK SANTRALLERİNİ TAMAMLADIK 

Bizim dönemimizde 1,5 milyar Dolar yatırımla proje tutarı 2 milyar dolar olan Afşin-Elbistan B ve 500 milyon Dolar olan Çan Termik Santralini hizmete açtık. Binlerce kişiye istihdam sağlarken Türkiye’nin yerli kaynaklarından elektrik üretiminde büyük artışlar sağladık.

 

 

YERLİ KAYNAKLARLA YAPILAN

ELEKTRİK ÜRETİMİMİZ ARTIYOR

2002 yılında yerli kaynaklarla yapılan elektrik üretimimiz yaklaşık 52 milyar kilowat-saat 2008’de 79 milyar kilowat saate çıktı.

 

 

 

  

HERYERDE

PETROL ARIYORUZ

TPAO’nun yurtiçi arama üretim yatırımını 10 kat yurt dışı yatırımını 2 kat artırdık. 2003’den bu yana yurt içi ve yurt dışında arama ve üretime 4,5 milyar Dolar kaynak aktardık. Bizden önce 20 adet petrol sondajı yapılırken, geçtiğimiz yıl bu sayıyı 79’ a çıkardık.

 

 

KÜÇÜK HİDRO SANTRAL

YATIRIMLARI ARTIYOR

DSİ, toplam kurulu gücü 2.250 megawat olan 17 adet hidroelektrik santrali yatırımına devam ediyor, toplam kurulu gücü 364 megawat olan yarım kalmış 6 adet HES projesini ise özel sektöre açtı.

 

 

 

 

DSİ’DEN 366 TESİS     

26 MİLYON KİŞİYE İÇME SUYU

DSİ tarafından hizmete alınan 366 tesisle 517 bin hektar arazi sulu tarıma kavuşturuldu, 26 milyon vatandaşımıza kaliteli içme suyu temin edildi.

 

 

RÜZGAR ENERJİSİNDE

ATAĞA KALKTIK

Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyeli Atlası’nı yatırımcılarımızın hizmetine sunduk. Göreve geldiğimizde 17 megavat olan rüzgâr kurulu gücü şu an 500 megavata ulaştı.Rüzgâr enerjisinde Avrupa’da 35 ülke arasında sonuncuyken, şu an sıralamada 13’üncüyüz.

 

 GÜNEŞ ENERJİSİ 

Yenilenebilir enerjide yeni bir sayfa açtık. Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’nı yatırımcılarımızın hizmetine sunduk. Buna göre güneş enerjisi termik santral potansiyelimiz, yıllık elektrik tüketimimizin iki katı.

 

 

 

 

 

  

 3.3 MİLYAR TON YENİ KÖMÜR BULDUK 

MTA’yı yılda 15-20 bin metre sondajdan, 200 bin metre sondajlara çıktık. 20-25 yıldır bilinen maden rezervlerini değiştirdik. 3.3 milyar ton yeni kömür rezervi bulduk. Türkiye kömür rezervini yüzde 39 artırdık.

 

 

 JEOTERMAL ENERJİ

Nerdeyse durma noktasına gelen ve yılda ortalama 2bişn metre olan jeotermal arama sondajı 25 bin metreye çıkarıldı. Toplam 30 megawat kapasiteli 3 adet jeotermalden elektrik üreten santral devrede, 62,5 megawat saat kapasiteli üç santral de inşa halinde. 6 adet elektrik üretimine uygun jeotermal sahayı özel sektörün ilgisine sunduk.

 

 

 

 

 

 

 

 

MADENCİLİKTE ATAĞA KALKTIK

2.7 MİLYAR DOLAR MADEN İHRAÇ ETTİK

 

Yeni Maden Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra sektörde bir hareketlenmeyle birlikte maden ihracatında da önemli bir artış oldu. 2002’de 684 milyon Dolar olarak gerçekleşen maden ihracatımız dört kat artarak 2.7 milyar Dolara çıktı.

 

 

 

 

 

 BOR İHRACATIMIZ

4 KAT ARTTI

2002 de 436 bin ton olan bor kimyasalları üretim, 2008 de iki kat artışla 1.3 milyon ton olarak gerçekleşti. 2002 yılı bor kimyasalları ihracatımız 121 milyon dolardan 2008 de 4 kat artarak 519 milyon Dolara çıktı.

 

 

 

    

 

 

ELEKTRİKTE ÜLKEMİZE SIKINTI

YAŞATMADIK

Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücünü 31 bin megavattan 41 bin megawata çıkardık. Böylece son 5 yılda meydana gelen yıllık ortalama yüzde 8.5’lik elektrik tüketim artışını sorunsuz karşıladık, ülkemizi karanlıkta bırakmadık.

 

 

 

6 BİN KM

YENİ DOĞALGAZ HATTI

2002’de 4 bin 510 km olan doğalgaz boru uzunluğu iki kattan fazla artırarak, 11 bin 110 km’ ye çıkardık.

 

 

 

 

63 İLE DOĞALGAZ

VERDİK

AK PARTİ iktidarından önce 9 ilimiz doğalgaz kullanabiliyordu. Şimdi ise 63 ilimiz doğalgaz kullanabiliyor.

2009 yılı sonunda doğalgaz kullanan il sayımızı 66’ya çıkarmayı hedefliyoruz. 2003-2008 yılları arasında BOTAŞ yaklaşık 1 milyar 250 milyon Dolarlık yatırım yaptı.

 

ON BİNLERCE KİLOMETRELİK

ELEKTRİK HATLARI İNŞA ETTİK

3 bin 940 km yeni elektrik iletim hattı, 63 bin 258 km de yeni elektrik dağıtım hattı yaptık.

 

 

 

 

 

REHABİLİTASYON ÇALIŞMALARI İLE

2 ADET KEBAN BARAJI KAZANACAĞIZ

Termik santrallerimizde 2005-2008 arasında tamamlanan 386 büyük rehabilitasyon projesiyle yıllık 5,6 milyar kilowat saat üretim artışı sağladık. 2012 yılı sonunda tamamlanacak devam eden projelerle beraber toplam 564 proje ile yıllık 13,9 milyar kilowat saat üretim artışı sağlanacak. Bu yaklaşık 2 adet Keban Hidroelektrik Santrali’nin yıllık üretimine eşdeğerdir. 

TÜRKİYE’NİN

İLK DOĞALGAZ DEPOLARI

2007 yılında tamamlanana TPAO’ya ait Kuzey Marmara ve Değirmenköy sahalarından 2007 yılı Nisan ayından itibaren BOTAŞ tarafından depolama amaçlı yararlanılmaya başlanıldı. Tuzgölü Doğal Gaz Yer altı Depolama Tesisi ihalesini de başlattık.

 

 

  

 

ENERJİ ÜRETİMİNDE

ÖZEL SEKTÖR HAMLESİ

AK PARTİ iktidarında, DSİ’ nin gerçekleştiremediği birçok proje Su Kullanım Hakkı Sistemi ile özel sektöre devredildi. Belirlenen 973 adet projeden 595 adedi günümüze kadar özel sektöre devredildi. Projeler sonuçlandığında, 14 milyar Dolarlık yatırım gerçekleşecek ve ülke ekonomisine yıllık 200 milyon TL katkı sağlamış olacak. Projelerin mevcut kurulu güce katkısı ise 13 bin megawata ulaşacak. 

 

 

Gönderen: glrkocak | Mart 4, 2009

AKP’NİN ENERJİ KONUSUNDAKİ ATILIMLARI

TÜRKİYE, AK PARTİ’NİN ALDIĞI KARARLA NÜKLEER ENERJİYE YATIRIMDA SON VİRAJDA  

Dünyada 50 yıl önce nükleer enerji konusunda çalışmaya başlayan ilk ülkeler arasında bulunmasına rağmen nükleer santral ihaleleri üç kez başarısızlıkla sonuçlanan Türkiye, dördüncü ihalenin yöntem ve takvimini bu yılın birinci çeyreğinde açıklayacak. Enerji çevreleri ve bürokratların uzun süredir üzerinde çalıştığı nükleer santral yatırımları konusunda resmi açıklamayı ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yapacak.

Yıllarca sürüncemede kalan nükleer enerjide yatırım kararları uygulamaya geçerse, Türkiye 2015′te elektrik enerjisinin yüzde 7′sinden fazlasını nükleer santraller vasıtasıyla elde edecek. 2030 enerji ihtiyacı tahminlerine göre dünya enerji talebi yüzde 50-60 artarken, Türkiye’nin yüzde 160 artacak. Doğalgaz ve petrol açısından enerjide dışa bağımlılık yüzde 80′lere dayanacak. Nükleer santraller açığı kapatmanın alternatiflerinden biri haline gelecek.

2012′de reaktörlerini elektrik enerjisi üretir hale getirmek isteyen Türkiye’nin dünyaya yapacağı ilk deklarasyon ‘nükleerin barışçıl amaçlı’ kullanımı konusunda olacak. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) santrallerin yer seçiminden, mevzuat ve insan kaynaklarına kadar pek çok alanda Türkiye’yi mercek altına aldı. Enerji koridorlarında yeni yılın en hareketli günleri artık nükleer için yaşanacak. Fransa, ABD, Kanada, Güney Kore, Rusya ve Japonya gibi teknoloji üreten ülkelerin hepsi bu yarışta bulunacak. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na (TAEK) yapılan ziyaret trafiği de bunu gözler önüne seriyor. Turgut Özal’lı yıllarda gerçekleştirilen ikinci ihalenin iptal sebebi olan ‘yap işlet devret modeli’ de yeni süreçte yatırım yöntemleri arasında yer alıyor.

1590676

AKP’NİN NÜKLEER ENERJİ ATILIMLARI

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Atom Enerjisi Kurumu’nun hazırladığı nükleer program Türkiye’de bir süredir unutulan atom santralları tartışmasını yeniden başlattı. İki aşamalı programda toplam 5 santral yapılması planlanıyor. AKP hükümeti, kamuoyuna henüz açıklanmayan “Nükleer Enerji Strateji Belgesi” kapsamında üç santral için çalışma başlattı. Özel sektörden teklif istendi, ilk santralın Sinop’a kurulacağı açıklandı.


ENERJİ AÇIĞI  VE ÇÖZÜMLERİ

Türkiye’nin enerji politikaları, stratejik çıkarları açısından nükleer santral zorunlu. Enerji tüketimi yılda yüzde 6-9 artıyor. Gelecek yıl alarm zilleri çalacak. Önümüzdeki 20 yılda talebin 602.200 ila 767.600 GWh’ye ulaşması bekleniyor. Hükümete göre, 178 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Ağırlık barajlara ve kömüre verilecek ama sistem nükleer santrallarla desteklenmeli, enerji üretimi çeşitlendirilmeli. 55 bin MW’lık öncelikli ihtiyacın 45 bin MW’ının nükleer enerjiyle karşılanması planlanıyor. İlk aşamada, özel sektöre 5 bin MW’lık yatırım imkanı verilecek. Dünyada nükleer santrallara rağbet büyük. Üretici firmalar siparişe yetişemiyor. Bugün sipariş versek 2015’te teslim edilebilir.

 

 

 

AK PARTİ DÖNEMİNDE YENİLEBİLİR  ENERJİ ATILIMLARI 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Sivas Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlenen programda ”Türkiye Enerji ve Madencilik Politikaları ve Uygulamaları” konulu bir sunum yaptı. Güler, burada yaptığı açıklamada, rüzgar, güneş, su gibi konularda önemli adımlar attıklarını, yatırımların özel sektör üzerinden de yürütülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeotermal kaynaklarının haritasını çıkardıklarını ifade eden Bakan Güler, bunların sıcaklıklarına göre değişiklik gösterdiğini belirtti. Bu konuda Türkiye’nin Avrupa’da birinci, dünyada yedinci olduğunu anlatan Bakan Güler, ”Ama içerdiği su boşa akıyor. Bu suyu tekrar yerin altına basmamız lazım. Bu konuda MTA size yardımcı olsun. Suyu tekrar, tekrar kullanma imkanımızı yakalayalım” dedi. Türkiye’de jeotermalin yenilebilir enerji olarak çok öne çıkacağını ifade eden Güler, ”Değerli Sivaslılar sondaj makinelerinizi hazır edin. Daha derine inecek, sondaj makineleriyle deleceğiz. Daha önce sondaj 20 bin metreydi, şu an 200 bin metreyi geçti, hedefimiz 1 milyon metre sondaj. Özellikle Ege Bölgesi’nde jeotermal, doğal gazla yarışabilecek durumda” diye konuştu. Ulu Önder Atatürk’ün ”İstikbal göklerdedir” sözünü hatırlatan Bakan Güler, o sözün gereklerini Türkiye’nin yerine getirdiğini, kendilerinin de bu sözden ilham alarak şimdi ”İstikbal derinlerdedir” dediklerini, daha derinlere ineceklerini, daha derinlerden madenler, jeotermal kaynaklar çıkaracaklarını kaydetti. Güler, Enerji Bakanlığı olarak bundan sonra yapacakları bütün çalışmaların yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği üzerine olacağını ifade etti. Türkiye’nin madencilik, rüzgar ve jeotermal haritalarını da hazırladıklarını belirten Bakan Güler, buna bağlı olarak şirketlerin çalışma yapabileceklerini anlattı.

 

 

 kyoto-tbmm

 

TÜRKİYE KYOTO PROTOKOLÜNE KATILIYOR

 
 
 

 

Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslar arası bir sözleşme . BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanan Protokol, 2005 yılında 55 ülkenin taraf olmasıyla yürürlüğe girdi. Bugüne kadar 177 ülke ve AB’nin taraf olduğu protokolün ilk yükümlülük dönemi, 2012 yılında sona erecek. Tasarının gerekçesinde, Türkiye’nin Kyoto Protokolüne taraf olmayan çok az sayıdaki ülkeden biri olduğuna işaret edildi, ”Kyoto Protokolü kapsamındaki uluslararası rejime katılacağımız için, özel sektörde sera gazı salım azaltımı için yapılabilecek projeler daha kolay teşvik edilebilecek ve özellikle uzun vadede başta enerji güvenliği olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlanabilecektir” denildi.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, Türkiye’nin Kyoto sözleşmesine taraf olmakla 2013 yılında yürürlüğe girecek yeni sözleşmede kendi hakkını koruma imkanı bulacağını bildirdi. TBMM Genel Kurulunda, Türkiye’nin, 11 Aralık 1997′de Japonya’nın Kyoto kentinde imzalanan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Kyoto Protokolüne katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin tasarının görüşmeleri sürüyor.
AKP Grubu adına söz alan Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, uluslararası platformlarda üzerinde en çok tartışılan konuların terörle mücadele ve iklim değişikliğiyle mücadele olduğunu söyledi. Kyoto Protokolünün, BM tarafından yürütülen Uluslararası İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin alt sözleşmesi olduğunu belirten Özdalga, sözleşmenin sera gazı salınımlarına sınırlama öngördüğünü bildirdi. Özdalga, sera gazı salınımı yüksek olan ülkelerin Kyoto ek listesinde yer aldığını belirterek, Türkiye’nin bu listede bulunmadığını, sözleşmeye taraf olunması halinde Türkiye’nin emisyon indirimine tabi tutulmayacağını kaydetti.“Türkiye, Kyoto’yu onaylamakla 2013′te yürürlüğe girecek yeni sözleşmede kendi hakkını koruyacak” diyen Özdalga, Kyoto sözleşmesinin onaylanması halinde yükümlülüğün söz konusu olmayacağını söyledi. Emisyon salınımının indirilmesinin yeni teknoloji ve yeni enerji biçimleriyle mümkün olabileceğine dikkati çeken Özdalga, “Türkiye’nin, bu gelişmelerin dışında kalmama şansı olacak. Emisyon salınımının azaltılması filtre takmayla değil, yeni üretim teknolojilerine geçişle mümkün olacak. Bu tür gelişmelerle ilgili henüz bir yükümlülük ortada yok” dedi. Özdalga, rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’nin 2002′de Avrupa’da sonuncusu olmasına karşın yapılan yatırımlarla bugün Avrupa’da 13. sırada bulunduğunu kaydetti.

Gönderen: glrkocak | Mart 3, 2009

AK PARTİNİN ENERJİ POLİTİKALARINDAKİ BAŞARILARI

DOĞALGAZDA AKP İLE  HIZLANAN GELİŞMELER

DOĞALGAZ ÜRETİMİNE AKP İLE HIZ VERİLDİ

DOĞALGAZ ÜRETİMİNE AKP İLE HIZ VERİLDİ

AKP iktidarının enerji konusunda yaptığı çalışmalara doğalgaz üretiminde de hız verildi. 2002 yılında sadece 9 il doğalgazla ısınıyorken, 2008 yılında 63 ilde doğalgaz kullanımına geçildi ve özel sektöre ait 53 dağıtım şirketi piyasaya gaz dağıtım işi yaptı. 2003-2008 arasında, BOTAŞ yaklaşık 1 milyar 250 milyon dolarlık yatırım yaptı. Konutlarda doğalgaz üretimi üç kat arttı. 2004 yılından bu yana ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı , doğalgaz aramalarında elde ettiği olumlu sonuçlarla bütçesine 10 milyon dolarlık bir ek gelir kazandırdı. AKP nin doğru enerji politikalarıyla yurtiçi doğalgaz üretimi 2002′deki 268 milyon metreküpten 2007′de 421 milyon metreküpe çıktı. 2002′de 3900 kilometre olan doğalgaz boru hattı uzunluğu iki kattan fazla arttırılarak 10000 kilometrenin üzerine çıkarıldı. Ayrıca, Türkiyenin ilk doğalgaz deposu olan Trakya Doğalgaz Depolama Tesisi işletmeye alındı. Tuzgölü Doğalgaz Depolama Tesisi İhalesi de başlatıldı.

Türkiye’nin en büyük doğalgaz projesi

Karadeniz’de ticari hidrokarbon üretimini başlatan Güney Akçakoca Alt Havzası Projesi, Türkiye’deki en büyük arama ve üretim projelerinden biri olmasının yanı sıra karasularımızdaki en büyük doğalgaz üretim projesi olma özelliğini de taşıyor.

2008’de günlük ortalama 500 bin metreküp doğalgaz üretimi ve mevcut durumda günlük 340 bin doğalgaz üretiminin yanısıra proje güçlü bir büyüme potansiyeli de barındırıyor. Türkiye’nin yurtiçi toplam doğalgaz arzında önemli katkısı olan proje, Petrol Ofisi Arama Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. portföyüne aynı zamanda hem arama hem de üretim varlıkları eklemiş oluyor.

AKP, 2.3 MİLYAR TONLUK YENİ KÖMÜR REZERVİ BULDU

AKP YENİ KÖMÜR REZERVİ BULDU

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğüün son 3 yıldır yürüttüğü arama çalışmalarının sonucunda, 2,3 milyar tonluk yeni linyit rezervi buldu.
Kömürün tonu en düşük fiyat olan 30 dolardan (kalitesine göre tonu 100 dolara kadar çıkabiliyor) hesap edildiğinde 2,3 milyar tonluk yeni rezervin ekonomik değerinin 70 milyar dolar olduğu ve Türkiye’nin bugünkü tüketim seviyesiyle (yılda 60 milyon ton kömür tüketiliyor), yeni rezervin Türkiye’nin yaklaşık 38 yıllık ihtiyacını karşılayacağı belirtildi.
Türkiye’nin yeraltı maden zenginliklerini ekonomiye kazandırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren MTA, kömür arama çalışmalarından olumlu bir sonuç daha aldı.
MTA Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, mevcut ruhsat sahalarında 3 yıl yürütülen çalışmalar sonucunda, Elbistan’da Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) sahasında 730 milyon ton, Elbistan MTA sahasında 420 milyon ton, Trakya MTA sahasında 510 milyon ton, Soma TKİ sahasında 110 milyon ton ve Konya Karapınar’da 530 milyon ton düzeyinde yeni rezerv tespit etti.
Yeni rezervler Türkiye’nin mevcut kömür rezervinde yaklaşık yüzde 28 artış sağladı. Böylece Türkiye’nin toplam kömür rezervi 8,3 milyar tondan 10,6 milyar tona çıkmış oldu.
Türkiye’deki kömürlerin yüzde 80′i düşük kalori sınıfında (2000-3000 kalori civarı) bulunuyor. Yeni bulunan linyit rezervlerinin de ortalama bu düzeyde olduğu ifade edilirken, söz konusu rezervlerin termik elektrik üretimi için çok uygun olduğu belirtiliyor.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer, kurum olarak özellikle son 3 yıldır jeotermal ve kömürde ciddi çalışmalar yaptıklarını belirtirken, ”20 seneden sonra Türkiye’nin kömür rezervi ilk kez arttı. Çalışmalarımız devam ediyor, 2010 yılına kadar arama planımız var. Ümitli olduğumuz yerler var, rezervin artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Konya’nın Kömür Zengini İlçesi

konya

Maden İşleri Genel Müdürü Hamdi Yıldırım, Türkiye’nin son 5 yılda madencilik konusunda müthiş bir atılım ve büyüme içinde olduğunu belirterek, maden ihracatının 4 kat arttığını söyledi.
Konya Sanayi Odası tarafından düzenlenen toplantıda Türkiye ve Konya’da maden sektörünün sorunları tartışıldı. Sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda maden sektörü ile ilgili sunum yapan Maden İşleri Genel Müdürü Hamdi Yıldırım, madencilik sektörünün son 5 yıl içinde büyük bir atılım ve büyüme içinde olduğunu belirterek, “2002′de maden ihracatımız 683 milyon dolarken 2008′de bu rakam 4 kat artarak 3.2 milyar dolara kadar çıkmıştır. Türkiye sınırları içinde 245 ayrı maden ve mineralimiz bulunuyor. Bu çeşit bakımlılığıyla dünyada maden çeşitliliği bakımından ilk 10′un içindeyiz. Şu an 45 bine yakın maden işletme ruhsatı var ve bu sayının giderek artmasını umuyoruz” dedi.

KONYA KÖMÜR BAKIMINDAN OLDUKÇA ZENGİN

Kömür konusunda Konya’nın Karapınar ilçesinde çok zengin bir rezerv bulunduğunu da ifade eden Yıldırım, “Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kömür konusunda şu ana kadar 60 bin metre sondaj yaptık ve kalorisi güzel kömür yataklarına rastladık. Bu madeni çıkardığımız taktirde Konya’ya kurulacak bir termik santralle bunu elektriğe çevirmemiz mümkün. Eğer bu santral kurulursa Türkiye’de kömürden elde edilen elektriğin yüzde 20′si ve Türkiye’de üretilen toplam elektriğin ise yüzde 5′ini Konya’daki termik santralde üreteceğiz. Ayrıca Konya’da bulunan jeo-termal kaynakları da turizm ve diğer konular bakımından fena sayılmayacak potansiyele sahip” şeklinde ifade etti.

DİYARBAKIR KOCAKÖY’DE PETROL BULUNDU

DİYARBAKIR PETROL

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesi Özekli beldesi yakınlarında, 2 bin 325 metre derinlikte, 32 graviteli kaliteli petrol bulundu. Diyarbakır`ın Taştan Köyü`nün 10 haneli Güzel mezrasında 1800 metrede bulunan 26 gravitelik ve tahmini 16 milyon varil ham petrolün Türkiye`nin en büyük rezervi olduğu belirlendi. Petrolün bulunduğu sahada incelemelerde bulunan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Güney Kırtepe sahasında yaklaşık 16 milyon varillik rezerv bulduklarını ifade etti. Uysal, `Diyarbakır`da 16 milyon varil petrolün yarısı Perenco yarısı Türk Petrolleri`nin olacak. Türkiye`nin yıllık 200 milyon varil petrol tüketimini düşünürsek, 16 milyon varil rezerv az gelebilir ancak, bu rezervler Türkiye standartlarında çok önemlidir. TPAO olarak bu alanlarda elde ettiğimiz gelirlerle farklı alanlardaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz.` diye konuştu.Bölgede 20 kuyuda petrol üretimi yapmaya başladıklarını ifade eden TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, 2009 yılı içerisinde Cudi dağının da aralarında bulunduğu 16 noktada sondaj çalışmalarının başlatılacağını kaydetti. Uysal, Türkiye`nin 2023`e kadar petrol ve gaz ihtiyacını karşılayabilmek için çalışmalara hız verdiklerini söyledi.
Petrolün kalite bakımından Suudi Arabistan’da çıkan petrole eşdeğer olduğu yetkililerce söylendi. İlk kuyuda günde 400 varil petrol üretimleri sürerken, 10 kuyu daha açmanın planlandığı  ifade edildi.

Kategoriler

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.